

| GİRİŞ | PETROL | KİMYA | RAFİNERİ | PET. ÜRÜNLERİ |
| BİZE ULAŞIN | LİNKLER | YASAL DÜZENLEMELER | PETROL FİYATLARI | EMNİYET |
| STANDARTLAR | TÜRKİYE DE RAFİNERİ TARİHÇESİ | Soru-Cevap | Batman ve Aliağa Rafinerileri | KIYAMET |
| EVSEL SU ARITIMI | PETROL BİTER Mİ | TUZ AYIRMA |
Petrol ağırlıklı bir sitede, evsel su arıtımından neden söz edildiği düşünüle bilir ama Ben bahsedeceğim. Su, İnsan hayvan ve bitkilerin var olmaları için, yani hayat için şart olan en önemli maddelerden biridir. Eski çağlarda temiz olan su kaynakları, Çevrenin hızla kirlenmesi sonucu, Sağlık nedenleri ile doğrudan kullanılamaz hale gelmiştir.
Su arıtımı deyince Aklımıza şu başlıklar gelir:
1- Şehir kullanma suyu arıtımı.
2- Endüstriyel su arıtımı.
3- Atık su arıtımı.
4- Evsel kullanım suyu arıtımı.
Şehir kullanma suyu, Endüstriyel kullanma suyu ve atık su arıtımları, kamu tarafından yapıldığından çok kimseyi ilgilendirmemektedir. Bu nedenle şimdilik bunlar üzerinde durmayacağım. Şehir kullanma suyu her ne kadar arıtılmış olsa da , Evsel kullanımda yeniden arıtılması düşünülebiliyor. Üç ayrı arıtma gündeme gelebiliyor.
1- Filtrasyon Yani süzme.
2- Dezenfeksiyon yani mikroplardan arındırma.
3- Yumuşatma.
Şehir suları, içilmese bile, evlerde, Bazen,Yemek, çay ve diğer yiyecek ve içeceklerin hazırlanmalarında kullanılmaktadır. Bu nedenle, süzme ve mikroplardan arındırma faydalı, bazen de gerekli olabilir. Piyasada bu iki hizmeti bir arada veren aygıtlar satılmaktadır. Firmalar Bu iki fonksiyonun yanında, suyun yumuşatılmasını sağlayan aygıtları da satmaya çalışmaktadırlar. Bence bu konuda biraz düşünmek lazım.
Su yumuşatma aygıtlarının birkaç türü vardır ama, Bunlardan sadece Soysum Zeolit dediğimiz türleri evsel kullanım için elverişli ve ekonomik olabilir. Su aygıttan geçerken, Suya sertlik veren Kalsiyum ve magnezyum alınır, yerine sodyum verilir. Yani Suyun serliği giderilirken, sodyum bakımından zenginleşir. Bunun faydalarını açıklayalım. İyon değişimi dediğimiz bu olayı geçekleştiren, şey, aygıta doldurulmuş olan, Zeolit denilen doğal bir maddedir. Günümüzde, bu iş için, iyon değiştirici sentetik reçineler kullanılmaktadır. Bu reçineler, sudaki kalsiyum ve magnezyum iyonlarını alarak yerine sodyum iyonları verir. Yani sudaki Kalsiyum ve Magnezyum karbonat ve Bikarbonatlar, Sodyum Karbonat ve bikarbonata dönüşür. Su bazik bir özellik kazanır. Aygıt bir süre kullanıldıktan sonra aktivitesini kaybeder. Yeniden işler hale getirmek için yoğun tuz çözeltisi ile tekrar aktif hale getirilir. Yani rejenere edilir.
Sertliği gidermekle, Çamaşır ve Bulaşık makineleri ile Tencere ve çaydanlıklarda taş oluşması önlenir. Deterjan ve sabun tüketimi azalır. Buna değer mi? Diye düşünelim. Bana göre bu yatırımın amortismanı ve işletme masrafları, kazandıracağına değmez. Yine de hesabını yapmak lazım.
Yemek ve çay pişirmede suyun sertliği önemlidir. Çaya Tadını ve kokusunu, eski deyimle rayihasını veren, Alkaloit dediğimiz maddelerdir. Su sert ise bunlar kireç ile birleşerek çökelerek, veya sudaki oksijenle okside olarak özelliklerini kaybederler. Bu nedenle çay hazırlamadan önce, iyice kaynatılır. Serliğin hiç olmazsa bir kısmı ve sudaki oksijen giderilir. Sertliği zeolit metodu ile giderilmiş bir su ile yapılan çayın, daha iyi olduğu düşünülebilir ama., bazik ortam nedeni ile, renk, olması gerekenden daha koyu olur. Tadı da tartışılabilir. Yemeklerde de benzer olaylar olur. Pişmiş aşa su katma deyimi buradan gelir.
İçme suyunda ve yemek hazırlanmasında kullanılan suda, olay çok önemlidir. Doktorlar ve kimyacıların Pek çoğu durumun farkında değillerdir. Zeolit metodu ile arıtılan bir su, Sodyumca çok zenginleşmiştir. Sodyum, kolorür değil de, karbonat ve bikarbonat halinde olduğundan tuz tadı vermez. Yemeklere yeniden tuz ilave edilir. Bu su ile pişirilen yemekler yenir veya su içilirse, farkında olmadan çok miktarda sodyum alınır. Bu da çok miktarda tuza eşdeğerdir. Normal insanlar zarar vermese de, Yüksek tansiyon hastaları için bir zehirdir. Ayrıca Vücudumuzun kalsiyuma ihtiycı vardır. Sudaki kalsiyum doğrudan asimile edilemese de yinede faydalıdır. Yiyecek ve içeceklerin, yumuşatılmış su ile hazırlanması, Kalsiyum eksikliğinden ileri gelen hastalıklara neden olabilir.
El yüz sabunla yıkandığı zaman, Su eğer kireçsizse, bir kayganlık bırakır. kolay kolay gitmez. Su sert ise, kslsn sabun kireçle çökerek kayganlığı bitirir. Kayan lığın bir zararı olup olmadığı tartışılabilir ama, psikolojik olarak, rahatsızlık verir.
Sonuç olarak Evsel kullanımda, Zeolit tipi Yumuşatıcı aygıt kullanılmasını önermiyorum. Süzme yapan ve mikrop öldürücü aygıtlar, çok faydalı olabilir. Özellikle, işlem görmemiş sular, mesela kuyu suyu kullanılıyorsa gereklidirler. Süzgeçlerin filtreleri suyun kalitesine göre senede bir defa değiştirilmelidir. Mikroplardan arındırıcı aygıtlar, genellikle, ültraviyole Yani mor ötesi ışınlarla bu işlemi yaparlar. Ültraviyole lambalarının çalışır durumda olduğundan emin olunmalıdır.
Son zamanlarda. Ters osmoz (reverse osmos) Yöntemi ile çalışan su arıtım cihazları başarılı olmaktadır. bu cihazlarda suyu geçiren fakat iyonları, yani sodyum, kalsiyum, magnezyum demir Hatta arsenik iyonlarını geçirmeyen, yapay bir diyafram bulunur. Bundan basınç ile geçirilen su hemen hemen saf su olması gerekir. Ancak bu yapay diyaframın yüzde yüz verimle çalışması beklenemez. Bu nedenle, bütün iyonlar sıfıra inmese de, ham suyun konsantrasyonun Yüzde onuna kadar düşürülebilir. Bu arıtım sisteminin kullanılmasını öneriyorum.