
| GİRİŞ | PETROL | KİMYA | RAFİNERİ | PET. ÜRÜNLERİ |
| BİZE ULAŞIN | LİNKLER | YASAL DÜZENLEMELER | PETROL FİYATLARI | EMNİYET |
| STANDARTLAR | TÜRKİYE DE RAFİNERİ TARİHÇESİ | Soru-Cevap | Batman ve Aliağa Rafinerileri | KIYAMET |
| EVSEL SU ARITIMI | PETROL BİTER Mİ | TUZ AYIRIMA |
Bu sayfada, şimdilik, zadece kimya bilimi ile ilgili genel bilgi verip, daha sonra, petrol-kimya ile ilgili, ilgi çekici kimya konularına gireceğim.
Benim hocam, Profesör ARNDT, Türkiye de modern kimyanın kurucusudur. Hitler den kaçan alman Musevilerindendir. İlk dersinde bize kimyayı şöyle anlatmıştı. Bir mermer parçasını, bir jeolog eline alınca, onu inceler, belki biraz çizer ve yerine koyar. bir heykeltıraş. aynı mermeri eline alır. onu çekiçle yontmaya başlar. Ama Kimyacı çok kaba bir adamdır. Mermeri alır, kırar, havanda döver ve asitte eritir.
Kimyasal olaylar maddenin değişmesine neden olan olaylardır. Mesela , mermeri hareket ettirirsiniz, kırarsınız, toz haline getirebilirsiniz. Sonuçta Mermerin özellileri değişmez. Ama mermeri yüksek sıcaklığa ısıtırsanız, mermer, karbon dioksit kaybederek, sönmemiş kirece dönüşür. Bunu su ile karıştırırsanız, sönmüş kirece dönüşür. Bu maddelerin artık mermer ile hiç bir benzerliği yoktur. bu kimyasal bir olaydır.
İlk kimya çalışmaları, antik çağda, Yunanistan da başlar. O günlerde bilim adamlarına filozof denirdi. Bu günkü anlamda bilim dalları yoktu. Filozoflar. her türlü bilim ile uğraşırlardı. O günlerin bilim adamları olan filozofların, kimya ile ilgili düşünceleri şöyleydi: Madde, beş elmandan oluşur.
1-Hava 2- Su 3- Toprak 4-Ateş 5- Filogüston
Onların düşüncesine göre, Filozof Taşı anlamına gelen Flogüston, Maddelerin birleşmesini, ayrılmasın ve değişmesini sağlayan, bilinmeyen gizemli bir şeydi, Amaçları, Flogüstonu bulmaktı. Bu çalışmaların arkasında, bu gün olduğu gibi, o gün de ticari bir amaç vardı. Flogüston, her şeyi değiştirebileceğine göre, bakırı altına çevirebilirdi. Bu anlayışın egemen olduğu düşünce tarzına Bugün biz SİMYA, Bununla uğraşan filozoflara da SİMYACI diyoruz.
Simyacıların düşünce tarzını bu gün benimsememiz mümkün değil. Din kitaplarında yazılı bazı şeylerin çok uzun seneler sonra doğru olduğunun düşünüldüğü oluyor. Piri reisin haritalarının Gerçeğe çok yaklaştığını görüyoruz. Tanrıların arabaları kitabındaki bazı düşünceleri bugün çok saçma bulmayabiliyoruz.
Yakın zamana kadar, bir elementin, yani onun atomunun değişmeyeceğini düşünüyorduk. Geçen yüzyıl, Radyo aktivite ile maddelerin kendi kendine değişebileceğini gördük. Bir nötronun çarpması ile bir atomun parçalanarak, zincirleme reaksiyona girebileceğini öğrendik. Bir nötronun veya alfa taneciğinin çarpması ile bir atomun izotopuna, onun da radyo aktivite ile başka bir elemente dönüşmesi bir gerçek. Nötronun Bakıra çarparak altına çevirmesi pek olası değil ama, uygun bir element atomuna çarpması ile altın elde edilebilmesi, çok mantıksız değil. Şimdi düşünüyorum. Acaba Yunan filozoflarının, Fologüston dedikleri, acaba NÖTRON muydu. Bu düşünce tamamen benim değil. Hocamız, Profesör ARNDT, ilk atom bombası atıldıkta az sonra bu espriyi yapmıştı.
Radyo aktivite ve çekirdek reaksiyonları, Madam Curi ve eşi tarafından bulundu ve incelendi. kedileri kimyacıydı. Çalışmalarının esası. Bir taraftan radyo aktiviteyi incelerken. diğer taraftan, kimyasal reaksiyonlarla, Uranyum mineralindeki maddeleri ayırıp özelliklerini incelemekti. Yani Radyo aktivite ve çekirdek reaksiyonları, kimya bilimi içinde inceleniyordu. Daha sonra Nükleer fizik, ayrı ve çok önemli bir bilim dalı haline geldi.
Nükleer fiziğin gelişmesi, bazı kimya ve termodimamik kanınlarını ve kabullerini de değiştirdi. Mesela, Lvoisier kanunu "Hiçbir şey kaybolmaz be hiç bir şey var olmaz." diyordu. Bugün maddenin enerjiye, enerjinin de maddeye dönüşebileceğini biliyoruz. Maddenin Kimyasal yolla bölünebilen en küçük parçası atomdur deniyordu. Bugün Atomların, Proton, Nötron ve elektronlardan oluştuğunu, pozitronunda gündeme geldiğini biliyoruz.
Kimya Eğitimi almış olanlar, Kimya mühendisleri ve Kimyagerlerdir. Kimya mühendisliği, Kimya, Fizik, Matematik, Makine ve diğer bazı dalların bir arada olduğu bir mühendislik dalıdır. Ayrıca her mühendislik dalına, birçok bilime, biraz da olsa, kimya girer.
Kimyagerliğe gelince. Kimyager, laboratuvar çalışması yapan kimsedir. Araştırma veya kalite kontrol, genel değimi ile analiz işi yapar. Eskiden, kimyager bir analiz için, saatlerce, günlerce, bazen de aylarca çalışırdı. Günümüzde geliştirilen elektronik aletler. sonucu, birkaç saniyede belirliyorlar. Yani, Delikli demir çıktı, mertlik bozuldu. dedikleri gibi, elektronik aletler çıktı, kimyagerlik öldü.
Bu sayfa, Bir petrol sitesi içinde olduğundan, petrol kimyasından bahsetmek istiyorum. Kimyada, hidrojen ve karbondan oluşan bileşiklere, HİDROKARBON diyoruz. Karbon (C) atomlarının birbiri ile ve hidrojen ile kolayca bir bağ oluşturma özelliğinden dolayı, Sayılamayacak kadar çok, hidrokarbon çeşidi ortaya çıkar. Hidrokarbon moleküllerinin bileşiminde, çok az miktarda, kükürt, oksijen ve azot da bulunabilir. Bunlara hetero atomlar diyoruz.
Petrol, az miktarda hetero atom içeren, binlerce çeşit hidrokarbon karışımıdır. Hidrokarbonları dört gurupta toplayabiliriz.
1- parafinler ve izo parafinler
2- Olefinler
3-Naftenler
4- Aromatikler.
PARAFİNLER, karbon atomlarının zincir şeklinde sıralandığı hidrokarbonlardır. Kimya dilinde, CH3−CH2−CH2−CH2−CH2−.........CH2−CH3 şeklinde yazılır. Ham petrolde en çok bu tip hidrokarbonlar bulunur. Karbon atomu sayısının , 1, 2, 3, ..... olduğuna göre, Metan, Etan, Propan, bütan....... denir.
İzo parafinler, parafinlerin, zincir şeklinde değil, dallanmış olanlarıdır. İsimlerin başına izo koyarak isimlendirilirler.
OLEFİNLER, karbon atomlarının zincir şeklinde veya dallanmış oalarak sıralandığı, ancak çifte bağların da bulunduğuk hidrokarbonlardır. Kimya dilinde, CH2═CH2−CH2−CH2−CH2−.........CH2−CH3 şeklinde yazılır. Çifte bağ molekülün başka yerlerinde olabileceği gibi, birden fazla da olabilir. Bu bileşikler, genelde, ham petrolde bulunmazlar. Termal işlem görmüş, yanı yüksek sıcaklığa ısıtılmış ürün ve ara ürünlerde bulunabilirler. Karbon atomu sayısının , 2, 3, ..... olduğuna göre, Etilen, Propilen, bütilen....... denir
NAFTENER, genelde altılı halkalı bileşiklerdir. Bu halkalara ekli, bir veya birden fazla, parafin veya olefin zincirleri bulunabilir.
AROMATİKLER, altılı halkaları, dehidrojene olmuş, yani benzol veya naftaline dönüşmüş, naftenlerdir.
Bunların dışında Asfaltik maddelerden de söz edilebilir. Çok karmaşık bir yapısı olan bu maddelerin kimyasal yapısı iyi bilinmemektedir. Araştırma konusudur.
Petrol de bulunan Hetero atomlar, yani kükürt, oksijen ve azot, petrol ve petrol ürünlerinin esas özelliklerini fazla değiştirmese de, çevre kirliliği yönünden, özellikle kükürt üzerinde çok fazla durulmaktadır.